Söke Söke

Valilerimizin düzenlemiş olduğu yemekte karşılıklı verilen sözler, henüz şehir girişinde çok uzun bir zaman bekletilmemiz ile sekteye uğramaya başladı …

Söke Söke
15 Şubat 2017 09:26

Konyaspor maçları her daim bu şehir için çok farklı olmuştur. Özellikle son 2 sezondur gerginlik had safhada oluyordu. Geçen sezon gelen deplasman yasakları da buna çözüm olmadı. Çözüm açık ve net bellidir; kültürlü bireylere ihtiyacı var bu ülkenin. Eğitim bir insanın beynine girmiyorsa ha bir insanı eğitmişsiniz ha bir duvara aynı eğitimi vermişsiniz. Değişen bir şey olmuyor.

Maç öncesi her iki şehrin valileri düşünmüşler, taşınmışlar ve bu olayın bitmesini istemişler. Ortak bir paydada buluşup, her iki takım taraftar grubu liderlerini iki şehrin ortasındaki bir mekanda buluşturup, yemek eşliğinde ”Olay çıkmasın” düşüncesi ile el sıkıştırmışlar. Buraya kadar her şey güzel. Olması gereken de zaten bu.

Gel gelelim bunlar sadece göstermelikmiş, bunu da görmüş olduk. Bir kere senin şehrine 60 otobüs gelmiş bir taraftar grubu var. Buna bir saygı duyacaksın. Tabi ki 60 otobüs taraftarı bırakın, 60 otobüsü yan yana bile görmemiş bir taraftar kitlesinden ancak çekememezlik beklenirdi. Sayın Valilerimizin düzenlemiş olduğu yemekte karşılıklı verilen sözler, henüz şehir girişinde çok uzun bir zaman bekletilmemiz ile sekteye uğramaya başladı. Yine de gerginlik olmasın diye sesimizi çıkarmadık. Sonuçta biz Antalyaspor taraftarıyız, bizde söz ağızdan çıkar!

Stadın önüne geldiğimiz anda verilen sözlerin formalite olduğunu daha iyi anladık. Rakip taraftar grubu aradaki tel örgülere güvenmiş olacak ki üzerimize bir koşu yaptılar. Şimdi bu taraftar grubunun başındaki adamlar demek ki kendi grubuna söz geçiremiyor. Bizim tribün liderlerimiz bir şey söylediği anda bütün tayfalar sorgusuz sualsiz bu karara uyar. Bizde hiyerarşi düzeni vardır. Çünkü Antalyaspor tribünlerinde gerçek tribün liderleri vardır. Tribün kültürünü maç anında değil, hayatının stili haline getirmiştir Antalyaspor tribüncüsü. Baktık ki rakip taraftar üzerimize koşuyor, kendi aramızda ”Bunlar sanırım yürek yemişler” derken tel örgülerin ardından kar topu attılar sadece. Ellerimiz cebimizde, ”Bu muydu yani?” bakışları ile izledik. Gayet sakindik.

Stada giriş tamamen eziyetti. Sakın demesinler ”Konya stadı süper” diye. 2500 Kişiyi 2 turnikeden aldıkları yetmemiş gibi 2 dakikada bir kişiyi aldılar. Aynı geçen sezonki gibi şehri komple dolaştırdıktan sonra zaten maça geç kalmış oluyor tribün. Hafif gerilmeye başladı ki tribün, farkına vardılar sanırım. Ama ilk yarı biterken daha bizim taraftarımız girmeye devam ediyordu. Takımımız ceza almasın diye hep birbirimizi tuttuk, orada bir olay çıksaydı biliyorduk ki takımımıza ceza kesilecekti.

Rakip tribünlerin müthiş yaratıcılık örneği olarak ‘‘Akdeniz Akşamları” bestemizi söyledikleri anda gelen gol sanırım yüzyılın kapağı oldu onlar için. Olmayan tribün kültürünüz ile iş yaparsanız Türk tribünlerinin komedi malzemesi olursunuz.

Takım harika oynadı diyemem, haksızlık olur bu ama takım harika savaştı. Zira takım harika oynarken önü kesildi. Ben hakem hakkında konuşmayacağım. Hangi hakem arkadaşlar? Sahada 14 Konyaspor formalı vardı, biz de son 30 dakikayı 9 kişi ile 14 Konyasporlu oyuncuya karşı savaşarak bitirdik. Penaltı pozisyonu penaltı değil. “Yukarıda Allah var” diyen oyuncuya sarı kart vermek ne demek? Forma numarasını hatırlayamadığım, o sarı kartı veren şahıs kendi elini bizim oyuncuya uzatıp çarptırarak ikinci sarı kartı verdi ve oyundan attı. Kaldık mı 10 kişi? Sonra penaltıyı artist gibi atmaya kalktı rakip oyuncu ve kaçırdı; yine kapak. Bizim oyundan attığı oyuncu dememiş miydi ”Yukarıda Allah var” diye zaten, bak varmış işte.

Sonra 10 kişi kalmamıza rağmen soldan atak geliştirdik. El Kabir düşürüldü, faul veremedi düdük taşıyan Konyasporlu oyuncu. Daha sonra top taca çıktı, yan çizgideki Konyasporlu oyuncu bayrağını kaldıramadı. Ortadaki Konyasporlu oyuncu düdüğünü çalamadı, sonra bizim sarı kartlı oyuncu faul yaptı. Onu gördü Konyasporlu oyuncu ve ikinci sarı kartı çıkarıp bizi 9 kişi bıraktı. Orada taç kararı vermeleri için topun tribündeki koltuklara kadar temas etmesi gerekiyordu sanırım. Taç kuralı Konya’da böyleymiş.

Geriye kalan süreyi 9 kişi savaşarak bitirdik. Tribün takımına destek verdi, daha fazla bağırdık. Onlara ”Yanınızdayız, buradayız, haydi koçlarım” dedik, omuz omuza verdik ve yenilmedik. 14 kişiye karşı 9 kişi oynadık ve yenilmedik. Aslına bakarsanız tam Antalyaspor’un kazanacağı maçtı. 11’e 11 oynasak zaten net skor gelecekti de ben 9 kişi ile kazanacağımı düşündüm ama yemin ediyorum takım sadece gol yememeye odaklanmıştı. 1 gol atmaya odaklansak eli ayağı titreyen rakibe kesinlikle atardık. Rakip taraftarın zaten tribün kültürünün olmadığını bir kez daha gördük. Biz 9 kişi kalan takımımıza destek verdik, moral verdik. Onları cesaretlendirirken, siz kendi oyuncunuza küfür ediyordunuz. Aramızdaki siklet farkı budur işte.

Maç sonu yöneticilerimizin olduğu bölüme saldırdılar. Yanlarında eşleri ve çocukları olan yöneticilerimize saldırdılar. Maalesef emniyet güçleri ortada yoktu. Söylenecek bir şey yok bu durumda. Otobüslerimizi taşlamaya kalkan arkadaşlar ise Antalyaspor tribünleri ile tanışmış oldular. Kendilerini Konya emniyetine teslim ettik ve bir daha bu tarz işler yapmamaları konusunda uyardık.

Yukarıdaki bütün takımlar puan kaybetmişken biz bu maçı alacaktık ama maalesef birileri bize ”Dur” dedi. Birilerine sesleniyoruz; GELİYORUZ!

 

 

 

 

ETİKETLER: ,