Müsvedde Kağıdı
Hakan Aydın, Antalyaspor’un Ümraniyespor maçı sonrası izlenimlerini yazdı.
İlk altı haftada eski teknik adam Bülent Korkmaz yönetiminde 4 mağlubiyet, 2 galibiyet alınınca ve son olarak evinde oynadığı Sivasspor karşılaşmasından da sıfır puanla ayrılınca bu, bardağı taşıran son damla olmuştu ve Bülent Korkmaz’ın bileti kesilmişti. Antalyaspor içinse ilk 6 hafta adeta bir müsvedde kağıdı gibi buruşturulup çöpe atıldı. Tekrar tekrar yazıyorum: Yola Bülent Korkmaz’ın yerine başka bir teknik adamla başlansaydı en az 14-15 puanımız olurdu.
Ümraniye karşılaşmasına takımı hazırlayan altyapı ekibi, Antalyaspor’u gerçek kimliğine döndürdü. 6 haftada Bülent Korkmaz’ın ısrarla üçlü savunma takıntısı yüzünden puanları rakiplere saçtık. Teşbihte hata olmaz; düğünlerde oynayan dansözlere para saçanlar gibi puanları oynadığımız rakiplere dağıttık.
Karşılaşma öncesinde rakip Ümraniyespor ise 6 haftadır galibiyet alamamış, sadece 3 beraberlikle 3 puan almıştı. Antalyaspor’un kaotik ortamından faydalanıp ilk galibiyetini alarak 3 puanı cebine koymak için oyuna başladı. Bu sezon Antalyaspor’un defosu olan savunma bloğu, karşılaşmanın başında SOS sinyalleri vermeye başladı. Artık rakipler, Antalyaspor’un savunmasının arkasına atılan her topun tehlike yarattığını anlamış, Antalyaspor’u çözmüşlerdi. Daha henüz 5. dakikada rakip Ümraniye forveti becerikli olsa sonucu değiştirecekti. Nitekim 14. dakikada, kaleci vuruşunda kaptırdığımız topta rakip forvet oyuncuları ellerini kollarını sallayarak ceza sahamıza girdiler ve üstünlük sayısına ulaştılar. Özellikle savunma bloğunun sol stoper kısmında oynayan Francois Nzaba çok ağır. Adeta Alman tankı gibi; sağa sola dönene kadar rakipler topu alıp gidiyor. Nzaba’nın neredeyse rakiplerin arkasından bir mendil sallamadığı kalıyor.
Rakip üstünlük sayısını atınca, tıpkı Antalyaspor’un Bandırma karşılaşmasında yaptığı gibi 10 kişi kendi yarı alanına kapanarak Antalyaspor’un topu rakip ceza sahasına taşımasına izin vermemeye çalıştı. Antalyaspor ise önceki karşılaşmaların aksine kanatları kullanmaya çalıştı, ne var ki rakip savunmasını aşamadı.
Karşılaşmanın ikinci yarısında ise sahada adeta başka bir Antalyaspor vardı. Kenar yönetiminin stoper Buğra’yı oyundan çıkarıp Safuri’yi orta alana alarak ikinci yarıda üçlü savunmaya dönmesi ve 64. dakikada Mevlüt ile Hasan Yakup’u sahaya sürüp takımı tekrar dörtlü sisteme geçirmesi, meyvesini 10 dakika geçmeden verdi. Güray Vural, adeta topu iğne deliğinden geçirir gibi yaptığı vuruşla dengeyi sağladı.
Ama Antalyaspor durmadı. Galibiyet için her şeyi yapmaya çalıştı. Nitekim uzatma dakikalarında topun başına geçen Güray Vural, jeneriklik bir golle 3 puanı getiren kaptan oldu.
Hani bir deyim vardır; Güray “gemisini kurtaran kaptan” oldu.
Bu karşılaşma özelinde, Sarıyer karşısında Güray Vural gereksiz kart görmüş, Antalyaspor’un elinden 3 puan adeta uçup gitmişti. Ümraniye karşılaşmasında attığı gollerle taraftarın gözünde kendini affettirmiş oldu.
Bir parantez de kenar yönetimine açmak istiyorum. Listelerde teknik adam Nedim Yiğit görünse de kulübede Levent Kartop takımı idare etti. Daha önce de Denizlispor’da teknik adam değişikliğinde takımın başında bulunup başarılı işler yapmıştı. Yönetimin yerinde olsam Levent Kartop ile devam ederdim, kulübün parasını çarçur etmezdim. Özellikle ikinci golden sonra kulübe ile futbolcuların birlikte yaşadığı sevinç, futbolcuların kenar yönetimini nasıl benimsediklerinin göstergesidir.
Son sözüm takıma gelsin:
“Değişim, yaşamın kuralıdır. Sadece geçmişe ya da şimdiki zamana önem verenler geleceği kaçırırlar.”
John F. Kennedy