Bu Lig Bize Çok Hafif

1 Ekim 2014 18:19

Ligin başından beri karşılaştığımız takımların hepsi de sezona şampiyonluk parolası ile girmişlerdi. Peki Antalyaspor ne yaptı rakiplerine karşı?

Fırtına gibi bir giriş yaptık sezona. Doludizgin gidiyoruz. Bu sezon söylediğim bir cümle var: Antalyaspor, rakip kim olursa olsun eğer bir maçta öne geçmişse vay rakibin hâline diyorum.

Kontra atak futbolunu sanırım Süper Lig’de dahil en güzel uygulayan üç takımdan birisiyizdir. Ah, keşke Karşıyaka maçında da öne geçebilseydik. Enteresan bir gol yemiştik ama beraberlik de iyi sonuçtu.

Rakip Gaziantep Belediyespor, sezona bomba ve sürpriz sayılacak, bol sükseli kadro oluşturarak başlamıştı. Ama futbolda unutulan bir olgu var. Kadronuz ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar pahalı transferler yaparsanız yapın eğer takım olmayı beceremiyorsanız hedefinize ulaşamazsınız. Gaziantep Belediyespor bu hafta tam bir bozgun yaşadı Antalya’da.

Bu hafta tek tek isim saymayacağım oyuncular açısından. Takım olarak harikaydık. Tribünlerde de sayıca az olsak da destek bakımından üst düzeydeydik. Takım da tribün desteği gibi şaha kalkınca rakip bozguna uğradı.

Haftaya Manisa deplasmanı var. Manisa defansı evlere şenlik. Tam bizim ofans hattımızın istediği defans türü. Yavaş, araya ve arkaya atılan topları bırakan, adam markajı yapamayan bir defans kurgusu. Net bir skor daha bekliyorum ben takımımızdan.

Grup 1966 olarak bu hafta da takımımızın arkasındaydık. 90 dakika ses tellerimizi sonuna kadar zorladık. Sonraki haftalarda da daha kalabalık olarak tribünlerde olmamız için çalışmalarımız devam ediyor. Grup 1966’nın ana felsefelerinden birisi de bir grup değil, bir aile olmasıdır. Tribünde 50 yaşındaki bir grup üyesi 15 yaşındaki kardeşi ile omuz omuza destekler takımını, gocunmaz, ”Ben ağabeyim” triplerini yaşamaz. Zira amaç Antalyaspor’a destek vermektir, şartı yoktur, beklentisi yoktur, alternatifi yoktur. Şartı, beklentisi, alternatifi olanın da zaten Grup 1966 ailesi içerisinde yeri yoktur.

Şu takımın bu hâle gelmesindeki en büyük etken oyuncular tabii ki ama arka planda kocaman bir hoca, sihirli değneğini sallıyor. Engin Hoca sezon başında takıma geldiğinde birçok renktaş “Ama bir başarısı yok.” vs. gibi cümleler ile daha takımın başında bir tane maça çıkmamışken hocayı eleştirmişlerdi. Bize zaten başarısı olan bir hoca lazım değil ki. Bize, bizde başarısı olan bir hoca lazımdı ve Engin Hoca “cuk” diye oturdu oraya. Bir kere Engin Hoca, hocalıktan öte tribüne değer veren birisi. Her maç tribüne çağırıyoruz ve o yaştaki adam sahayı boydan boya koşarak geliyor, önümüzde eğiliyor. Antalyaspor tarihinde hangi hoca bunu yaşattı tribünlere? Ben uzun yıllardır bu tribündeyim. İyi hoca olmuştur ama şu hareketi yapan hoca yoktu. Bu yüzden Grup 1966 olarak Engin Hoca ve ekibine bir yemek daveti verelim istedik. Sağ olsunlar onlar da davetimizi kabul ettiler ve çok tatlı, nezih, sıcak bir ortam oluşturduk. Karşılıklı fikir alışverişlerinde bulunduk, değerlendirmeler yaptık, birbirimizi daha da iyi tanıdık. Şimdi tam bir aile olduk. Aşağıda o geceye ait bir fotoğraf bulunmakta, o fotoğrafı bilgisayarınızın bir köşesine saklayın, korkmayın fazla yer kaplamaz. Zira yıllar boyunca bu tarz Antalyaspor tribünlerinin ileri gelenleri ile Antalyaspor teknik ekibinin bir arada olduğu, hatta herhangi bir takım taraftarının ve teknik ekibinin bir arada olduğu bir fotoğraf olmayacak diye düşünüyorum.

Teşekkürler Engin Hocam.

İsmail Bulut

grup 1966 engin korukır