Rezalet

Fornezzi ilk golde uyuyan adamı uyandırdı. Böyle kolay gol yenmez arkadaş …

Rezalet
A+
A-
4 Ekim 2016 08:59

Galatasaray, sezonun geri kalan maçlarında oldukça istekli oyun oynuyordu. Oradan galibiyet veya beraberlik almamız için bizim üst düzeyde, maksimum bir performans göstermemiz gerekiyordu. Sosyal medyada bazı renktaşlarım “İlk yarı başabaş oynadık, topun kontrolü bizdeydi.” gibi şeyler yazıyorlar. Bakın arkadaşlar bu çok kötü bir durum. Kendi kendimizi kandırmayalım. İstatistik her şeydir bakın. Tamam ilk yarıyı 1-0 önde kapadık ama topla oynama istatistiği %75 Galatasaray, %25 Antalyaspor! “Topun kontolü bizdeydi.” diyoruz da, gözümüzle bile takip edemediğimiz topun kontrolü bizdeydi.

Bu kadar rezil, bu kadar mahkum top oynanmaz. Günü gelir hesabını sorarlar bakın. Ben taraftarım arkadaş, bunun hesabını sorarım. Sen Galatasaray’a yenilebilirsin. Ama o formayı terleteceksin, tekmeye kafa koyacaksın. Sahada yürürsen hayırdır derim ben. Teknik direktör ile bir sorunun mu var, başka bir sorunun mu var ben onu bunu bilmem. O forma sana verildiyse terleteceksin, yeniliyorsan da adam gibi yenileceksin; kimse de sana hesap sormayacak.

Morais’in maç sonu açıklamasına denk geldim bu yazıyı yazarken. Morais diyor ki; “Oyunun ilk yarısında çok iyi oynadık. Aslına bakarsanız maç boyunca iyi oynadık.” İkinci cümleden sonrası zaten dinlenmeye değer değil benim için. Eğer bunu söylerseniz ben sizi dinlemem. Allahtan iyi oynadık hocam, kusura bakma da ya kötü oynasaydık? Burada belki de Morais’i en fazla savunan kişiyimdir ama kusura bakma hocam sınıfta kaldın bu maçta. Sen Bruma gibi bir oyuncuya neden önlem almazsın? Sırtı kaleye dönük topa basma konusunda şu anda belki de Türkiye liginin en iyi oyuncusu olan Eren’e neden önlem almazsın?

İkinci golü izlediniz mi? Skandal. Top kalemizin dibine geliyor, orada Podolski bomboş duruyor. Başka takımda olsa orada bomboş olamaz, olsa bile topa gelişine vurur. Podolski gelişine de vurmadı; durdurdu, sonra vurdu. Bizim oyuncular daha müdahale edecek ona. Davetiye mi istiyorsunuz beyler yahu?

Ayağınıza top geliyor, önünüzde oyuncu varken neden değişik fantezilere giriyorsunuz arkadaş? Ver dibindeki adama topu kurtul. Dönen topları hiç alamadık. Savunma anlamında diyorum zira ofans falan yoktu bu maçta sahada.

Geçenlerde bir istatistiğe rastladım ki inanamadım. Antalyaspor ligde en uçtaki oyuncusu ile defansının en gerisindeki oyuncunun arasındaki mesafe bakımından en uzun, en kopuk oynayan takımı… 33 Metre! Sahanın üçte biri  boş kalıyor, kontrolümüzün dışında kalıyor yani. Özellikle de Galatasaray gibi takımlara karşı bunu sıkılaştırmanız gerekiyor. Oyunu daraltmak, alanı daraltmak diye buna deniyor işte. Galatasaray bunu bize çok da güzel yaptı. Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı.

Fornezzi ilk golde uyuyan adamı uyandırdı. Böyle kolay gol yenmez arkadaş. O köşeyi boş bırakıyorsun. Selçuk’un daha önce frikikten attığı golleri hiç mi izlemediniz, kaleci antrenörü nasıl hazırlıyor maça kalecimizi? Açık bıraktığı köşeye vuracağını tüm galaksi biliyordu. Ben de diyorum “Fornezzi sanırım o köşeye uçacak, kendisine güveniyor da o yüzden açık bıraktı.” diye. Ama o üzerine beklemiş sanırım topu, kucağına bebek gibi bırakacaklardı yani.

Sekiz otobüs adam gitti İstanbul’a. Lig sonuncusu takımın peşinden sekiz otobüs! Tüm stat onlara “Antalya kümeye” diye gerizekalıca bağırdı. Yüzümüzü eğdiniz. Dönüş yolunu zehir ettiniz.

Rize maçını kazanıp bu rezaleti, bu utancı temizleyin. Ötesi yok.