Sorumsuzluk
Levent Sağlam, Antalyaspor’un Sarıyer maçı sonrası izlenimlerini yazdı.
Antalyaspor’un Sarıyer ve Bandırmaspor maçlarında alacağı sonuçların hem Bülent Hoca’nın hem de Antalyaspor’un kaderini belirleyeceğini geçen hafta belirtmiştim. Çünkü bir takım beş hafta sonunda üç puanda kalırsa ne doğrudan Süper Lig’e yükselmekten ne de play-off’a kalmaktan bahsetmek mümkün olur.
Dün de gördük ki geçmişten hiçbir ders çıkarılmamış.
Bülent Hoca, Sarıyer karşısına yine farklı bir 11’le çıktı. Üstelik henüz iki veya üç gün önce imza atan Ömer Faruk Beyaz’ı da kadroya aldı. Ömer Faruk Beyaz’ın Mevlüt’ten ya da Doğukan’dan ne fazlası var, açıkçası merak ediyorum.
Bunun yanında Antalyaspor, ilk dört haftada ilk kez üç stoperli bir dizilişle oyuna başladı. Bülent Hoca’nın amacının daha az pozisyon vermek ve daha fazla pozisyona girmek olduğunu düşünüyorum. Fakat kimlerle ve nasıl? Sağ bekte Bünyamin’le mi, sol bekte Güray’la mı? Zira bu iki oyuncudan hem hücumda hem de savunmada sürdürülebilir bir performans beklemek zor. Bu oyun, belki maçın ilk yarısı için kabul edilebilir. Fakat bunu da Sarıyer’in kendi yarı alanından çıkmamasına bağlarım. Zaten gol dışında kaç pozisyonumuz var?
İlk yarıyı Ensar’ın attığı golle 1-0 önde kapattık. Ancak ikinci yarıyla birlikte Sarıyer daha organize bir şekilde gelmeye başladı. Nitekim ikinci yarının 15. dakikasında penaltıdan bulduğu golle beraberliği yakaladı.
Ben 38 yaşındaki bir oyuncudan, hele bir de bu takımın kaptanıysa, daha sorumlu davranmasını beklerim. Hakem penaltıyı vermiş, arkadaşların da sürekli seni itiraz etmemen için uyarıyor. Sen ne yapıyorsun? İlk sarı kartı itirazdan görüyorsun, hemen ardından ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyundan atılıyorsun. İtiraz etmenin de bir şekli ve sınırı var. Bunun adına SORUMSUZLUK denilmez de ne denir?
Takım 10 kişi kaldıktan sonra Doğukan’ın orta alanda kaptığı topla kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen golü atamaması, dün gecenin tuzu biberi oldu. Bunu da atamazsan neyi atacaksın be kardeşim? Kaleciyle karşı karşıya kalmışsın, atacaksın. Maç zaten beraberliğe gelmiş, bir de üstüne 10 kişi kalmışsın.
Anlattığım bu olayların tamamı; penaltı, Güray’ın gördüğü kartlar ve Doğukan’ın kaçırdığı pozisyon, üç veya dört dakika içinde yaşandı.
Bütün bunların ardından Sarıyer için işler daha da kolaylaştı. İkinci golü de bularak 2-1 öne geçti ve karşılaşmayı kazandı.
Sonuç olarak Antalyaspor, avantajlı olduğunu düşündüğümüz ilk dört haftayı bir galibiyet ve üç mağlubiyetle tamamladı.
Bir de son yapılan transferler var ki değinmeden geçersem hatırım kalır. Transferin ne için yapıldığını ve ne için yapılmaması gerektiğini bilmek lazım. Antalyaspor’un mali durumu ortadayken santrfor, kaleci ve orta saha gibi doğrudan ihtiyaç duyulan bölgelere adı sanı belli iki veya üç oyuncu almak yerine, çoğumuzun adını daha yeni duyduğu futbolcuları kadroya katmak bana göre yanlış. Üstelik altyapında benzer özelliklere sahip oyuncular varken buna ne gerek var?
Artık Antalyaspor, gerek kongre gerekse sportif başarı beklentilerinin bulunduğu kritik bir sürece girdi. Bu süreçten en sağlıklı şekilde nasıl çıkacağımızı hep birlikte bekleyip göreceğiz.