İstikrar

8 Mart 2016 10:25

Maçın akşamında biri kendini nargile kafelere atar, öbürü eliyle kartal işareti yapar… Çilesini de üzüntüsünü de yine taraftarlar çeker …

Kasımpaşa deplasmanı öncesi çok büyük bir beklenti içinde değildim. Bir puan benim açımdan kabul edilebilir bir sonuçtu. Maça iki takım da durgun başladı, dakikalar ilerledikçe oynanan oyunun özeti “bitse de gitsek, biz birer puana razıyız” havasındaydı iki takım için de. Sivas deplasmanında benzer bir oyunla kapanarak bir puanı alan Antalyaspor, karşısında Sivasspor’dan daha kötü bir Kasımpaşa bulunca ikinci yarı galibiyet için iştah kabarttı. Ömer ve Emrah’la pozisyonları cömertce harcayan takımımız, Inkoom’un lüzumsuz şekilde gördüğü kırmızıyla uyuyan rakibini uyandırdı ve sahadan mağlup ayrıldı.

Maç sonu Danilo’nun sorumsuzca hareketi kendisine kırmızı kart olarak döndü ve Bursaspor gibi önemli bir maç öncesi sıkıntıyı arttırdı. Danilo’nun bu profesyonellik dışı hareketi nedeniyle ciddi para cezası alması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca geldiği günden beri kaleci olduğuna inanmadığım Mbolhi, yine klasını göstererek ikinci golü resmen hediye etti ve Antalyaspor’u düşme yarışının içinde tutmaya devam etti.

Bu kadar para harcanan bir kadronun bulunduğu yer asla kabul edilemez, hele ki oynadığı futbol resmen hayal kırıklığı. Bu sene deplasmanlarda oynanan silik futboldan ötürü sanki deplasman maçlarında üç puana hasret kalacağız havası veriyor.

Konyaspor deplasmanında Konyasporlu bir futbolcuyla konuşma imkânı buldum. Kaybettiğimiz maçlardan sonra şehirde rahat gezemiyoruz, halkın tepkisini çekiyoruz demişti. Bizim futbolcular hâlâ yaşadıkları şehrin ne kadar önemli olduğunun farkına varabilmiş değiller ne yazık ki.

Maçın akşamında biri kendini nargile kafelere atar, öbürü eliyle kartal işareti yapar… Çilesini de üzüntüsünü de yine taraftarlar çeker. Antalyaspor’da un var, şeker var ama bunu helvaya dönüştürecek kişi konusunda hâlâ tereddütlerim var. Takımdaki disiplin problemi beni en çok rahatsız eden konu. Umarım hoca bunu iyice irdeleyip bu dakikadan sonra daha radikal kararlar verebilir.

Diğer bir konu ise Eto’o. İki maçtır sahada yok. Eto’o’nun yüzünden düşen bin parça, eski hırsı yok. Belli ki mutsuz, bir şeyler onu rahatsız ediyor. Çin’e gitmek istediği söyleniyor, başka konuşulan şeyler var. Bunu da yönetim çözmeli. Antalyaspor tarihinin en önemli ismi olabilir ama mutsuz bir Eto’o takıma yarardan çok zarar verir. Umarım problem büyümeden çözülür.

Önümüzdeki iki maç Bursaspor ve Beşiktaş ile. İki maçtan alınacak üç puan bize nefes aldırır. Daha azı düşme hattının nefesini ensemizde hissettirir.

İsteyince oluyor, herkesi yenebilecek bir kadromuz var. Pazartesi futbolcular ne kadar kazanmayı isteyecekler hepimiz göreceğiz.

Sonumuz hayrolsun.