Uyanın Artık

27.05.2016
A+
A-

Uzun yıllardan sonra, kendi stadımızda sezonu tamamladık. Çok fazla inişlerin çıkışların olduğu bir sezonu kapattık …

Uzun yıllardan sonra, kendi stadımızda sezonu tamamladık. Umarım en kısa sürede stat devrinin tamamlandığı görmek nasip olur. Bununla ilgili çalışmalara da ağırlık verilmelidir. Çok fazla inişlerin çıkışların olduğu bir sezonu kapattık.

Gerek eski teknik direktör Yusuf Şimşek’in cezaları, gerekse fazla transfer haberleri, bunların yanındaki seyirci cezaları, stat açılışları, Eto’o gibi kalemleri varsayarsak gerçekten dönem dönem alt lig hesapları, dönem dönem UEFA hesaplarının yapıldığı bir sezondu. Lig sıralamasında dokuzunculuk güzel ama puanımız 45, kötü. Genel anlamda kötü bir ortalama ile oynamadık. Eto’o kendini Antalyasporumuz sayesinde buldu ve adeta kabuk değiştirdi bu sezon. Antalyaspor sayesinde bulduğu bu fırsatı yaşına rağmen göz dolduran futboluyla iyi değerlendirdi. Bu konuda hem yönetime hem Eto’o’ya tebrikler.

Şehir, stat bütünlüğünü yakalamaya başladı. Bunun göstergesi, ailelerin Antalyaspor formalarıyla yemeklere gitmesi, pikniklere gitmesi, parklarda gezmesi ve tarihimizde ilk defa aynı maçta yedi gol bulmamızdır. Tabii ki Jose Morais sayesinde olduğunu düşünüyorum bu işin. Bu sezon içinde teknik kadroda değişiklik yapılmaz ise beklentisi yüksek bir takım olur. Jose Morais geçen sezon başında gelmiş olsaydı bu sene farklı olurduk. Yani seneye farklı olacağımızın sinyallerini bu sezondan göstermiş olduk. Yönetim baskıyı arttırsın oyuncuların üzerinde. Beklentilerden bahsedilsin. Sonuçta; sahada Eto’o yoktu son maçlarda. Teknik direktörümüz gerçekten kaliteli ama dış sahada neden korkak bir futbol oynattığını anlamış değilim. Kaleciler konusunda Ozan’a daha fazla süre verilmeli artık. M’Bolhi tam bir fiyaskoydu. Danilo gitmemeli. Lazarevic ile yolların ayrılması da  kötü bir karar bence. Oktay Delibalta neden geldi onu da anlamadım. Yusuf Şimşek yedi maç ceza almış ve takım kötüye giderken neden bu kadar geç gönderildi, ona ise hiç anlam veremedim.

Taraftarlar çok güzeldi. Herkes stadın ve armanın hakkını verdi ancak yönetim bu taraftarın hakkını veremedi. Gerek Türkiye Kupası maçlarında olsun gerek bazı maçlarda olsun takıma uygun baskıyı yapmadı. Şu finalde bu sene iki İstanbul takımı oynayacak ve alkış tutacaksınız. Bu mu hoşunuza gidiyor?

Eğer hedefleri yükseklere taşımak istiyorsak, şehir olarak en kötü ihtimalle Türkiye Kupası’nı önümüzdeki sezon ne pahasına olursa olsun almalıdır Antalyaspor. 50 yıl olmuş, bu kadar başarı bu kadroyla gelmiyorsa bir zahmet dükkânı kapatıp gidelim de zarara uğramayalım. Her yıl yüzlerce çocuk kafasını yastığa koyduğunda bu kulüpte oynamak istiyor. O zaman herkes armanın hakkını versin ve Antalyaspor’a sportif başarı sağlasın. Gelecek sezon için en kötü Türkiye Kupasını almak zorundasınız. Alma mecburiyetim yok diye düşünenler bir zahmet kapıdan dışarı çıksın. Mümkünse Meltem’den bile geçmesin. Eğer oyunculara hala bu baskıyı kuracak bir otorite yoksa ortada onlarında işi yoktur bu kulüpte.

Bu sezon kesinlikle Jose Morais’in istediği kadro kurulmalı ve o kadro oturtulmalıdır. Oynadığı düzene alışık, yeri geldiğinde rakip oyuncu bastığında bakmadan bile pas atabilecek kadar yerini bilen, birbirini tanıyan, birbirine yardım eden futbolculara ve takım bütünlüğüne ihtiyacımız var. Demek istediğim şu ki, takım otursun. Fazla kurcalamayalım artık. Her sene 30-40 futbolcu gelecek, 30-40 futbolcu gidecek; bu maddi manevi bize zarar verir.

Ayrıca bu şehri bilen, yaşayan, tanıyan ve bu şehrin takımının neye ihtiyacı olduğunu belirleyen bir kadro kurması gerekir yönetimin kulüp içinde. Bu şehirde doğmamış kişilerin yönetimin belirlediği alan ve mevkilerde, kulüp içinde işi yoktur şahsi düşüncem. Çünkü ihtiyacı belirleyemiyorlar. Farklı şehirlerdeki, farklı kültürlerden etkilenmiş bir insan benim yerime analiz yapıyor, karar alıyor ve benim ihtiyacımı belirliyor. Sizce ne kadar mantıklı? Bu takım yıllardır bu sebepten fazla ilerleme kaydedemiyor zaten. Artık ihtiyaca karşı verebilecek kadar düşünebilen, bu şehri önemseyen kişilerin geri hizmetlerde göreve alınması gerekliliğini hissediyorum. Ne kulüpteki yönetim oyuncular ile bir köprü kurabiliyor ne de şehirde yaşayan halk Antalyaspor ile bir bağ kurma şansı yakalayabiliyor.

Yeni sezonda güvenlik bildirgelerinin içinde deplasman tribününü dışında rakip takım formasıyla maç izlemek isteyenleri katı bir karar uygulayarak Antalyaspor tribünlerine alınmamasını sağlamak gerekir. Önümüzdeki sezon için kombine satışları başladı. Bence tüm fiyatlar çok büyük oranda düşürülmeli. Madem kulüp için gelir, para, çok önemli o zaman son maç yedek kadroyla çıkmayıp alsaydın maçı da koysaydın kasaya 1 milyondan fazla parayı diye düşünüyorum. Bunu taraftara maddi olarak nasıl yansıtırsınız? İnsanların sevdiği değerlerine para mı biçilir? Her şeyin bir karşılığı olacaksa bunları gidip de şampiyon olmuş Anadolu kulüplerinden alıntı fiyatlar ile bu şehri cezalandırmaya hakkınız yoktur. Bunun karşılığı bu olmaz. Kurum içinde herkes işinin kolayına kaçıyor. Aldığı parayı hak etmeyenler var.

3. Lig’de oynayan Kemerspor’un resmi web sitesinde bir web bölümü var. Orada bir video hazırlanmış ve antreman görüntülerinden oluşan videoda kendini sevdirmeye yönelik çalışmalar var. Antalyaspor’un kendini sevdirmeye yönelik hiçbir çalışmasını kalıcı ve samimi bulmuyorum. Zaten yok denilecek kadar az, önemsenmiyor bu konular bizim kulüpte.

Biz daha Türkiye içinde reklamımızı tamamlayamadık, dünyaya ne zaman açıldık anlam veremedim. Biliyorsunuz ki; A Milli Takım, Türkiye’deki son hazırlık maçını Antalya’da oynayacak. Mesela takım oyuncularının hepsini bir arada toparlayıp bir videoda aynı anda sloganımız olan” Biz bitti demeden bitmez!” sloganını söyletip videoyu sosyal medya hesaplarından paylaşabilirler. Hem milli takıma desteğini Antalyaspor olarak gösterirler hem bizim için de tanıtım yoluna gidilmiş olabilir. Beklentilerim böyle kolay yapılacak şeyler yani, çok zor değildi bunlar diye düşünüyorum.

Sen önce şehrin içinde reklam panolarını doldur, resmi sayfalarını aktif hale getir, Antalya’daki büyük firmaların çoğunluğunun desteğini arkana al, bir bütünlük sağla daha sonra dünyaya açılırsın. Fırsat geldi değerlendiriliyor, güzel ama bu konuyla ilgili hiçbir altyapı çalışması yok. Madem para çok önemliydi bu kulüpte, gelirlerden bahsedilip Antalyaspor taraftarı neden sömürüye uğruyor, o zaman kalkıp menajere 8 milyon değil 2 milyon vereceksin.

Bizler her zaman armanın arkasında duracağız şüphe yok ki. Ancak eleştirmeye de hakkımız olsun. Biz kulüp için gerekli çalışmaları kendi çapımızda yapıyorsak, düşünüyorsak kulüp bunu anlamalı ve sahip çıktığını göstermelidir. Stat dışındaki spreyle yazılan yazıları bile silemiyorsun sen bir aydır. Al eline bir kap beyaz boya, kapatıver orayı. Hayır, sen yapamıyorsan söylersin taraftarlara bir gecede beyaza boyanır o yazılar. Ama böyle küçük şeyleri kulüp bazında hemen halletmek gerek diye düşünüyorum.

Önümüzdeki sezon inşallah hem kulüp hem taraftarımız birbirini hak eder, güçlü güven dolu bir bağ kurulu ümidiyle bu iyi dileklerimi sunarım. Daha önce olduğu gibi şahıslar gider arma kalır. Bu son yazımda; sezon içinde çalışkan taraftara teşekkür ederim. Olumlu katkı sağlamaya çalışan yönetimi de tebrik ederim. Derdim hiçbir zaman şahıslar olmamıştır eğer birilerini sezon içinde üzdüysek ya da yanlış eleştirdiysek affolsun çünkü derdim hiçbir zaman kişiler değil, arma olmuştur. Amaç hep daha iyiye, daha ileriye gitmek olduğu için yapıcı eleştirilerle katkı sağlamaya çalıştım. İnşallah az da olsa katkım olabilmiştir.

Herkes kendi kaderini yaşar, Antalyaspor sonsuza dek yaşar.

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.