SadeceAntalyaspor.com
Eda Genç Aydın

Kupa Mutluluğu

Koskoca bir sezon boyunca gerek yazılarla gerekse konuşarak takımı, yönetimi, teknik direktörü, Başkanı eleştirdik. Çok kızdık, üzüldük, kahrolduk… Umudumuzun tükendiğini dahi söyledik yeri geldi. Ama tek bir sefer inandım ben bu takıma. Ne bir galibiyetti bu ne de iyi oyun gördüğümden… Finale çıktığımız gün takımın soyunma odası sevincini gösteren bir video vardı. Lokman bağırıyor “Kırmızı!”, […]

09 Haziran 2015 - 8:07 'de eklendi.
Kupa Mutluluğu

Koskoca bir sezon boyunca gerek yazılarla gerekse konuşarak takımı, yönetimi, teknik direktörü, Başkanı eleştirdik. Çok kızdık, üzüldük, kahrolduk… Umudumuzun tükendiğini dahi söyledik yeri geldi. Ama tek bir sefer inandım ben bu takıma. Ne bir galibiyetti bu ne de iyi oyun gördüğümden… Finale çıktığımız gün takımın soyunma odası sevincini gösteren bir video vardı. Lokman bağırıyor “Kırmızı!”, takım bağırıyor “Beyaz!”… Öyle içten bir kutlama ki gördüğümde dedim ki “işte inanmış takım bu”.

Finale çıkışımız daha belli değilken oturup İstanbul planları yapmaya başladım. Finalin Cuma günü olması elbette kötü oldu. İzin almayı göze almıştım ama öğretmen olmak da farklı bir sorumluluk. Hastalık dışında kuzucukları okulda öğretmensiz bırakmak fikri içimi sızlattı. Zaten sonra baktım Ankara- İstanbul uygun bilet de yoktu ne yazık ki… Sonra bir de dedemizi kaybedince farklı durumlar girdi işin içine.

Ben kendi içimde boğuşup dururken İstanbul için heyecan başlamıştı herkeste. Destek çağrıları, biletlerin alındığına dair iletiler, Passolig yüklemeleri… Bir şehrin inanışı…

Final kesinleştiğinde tekrar tekrar baktığım İstanbul biletleri… O kadar istememe rağmen gidemedim elbette. “Olduğu kadar” deyip maçı televizyondan izledim.

Maç “final” adına yakışır şekildeydi. Böyle bir heyecanı en son ne zaman hissettim Antalyaspor’la inanın hatırlamıyorum. İlk golle havalara uçtum ama biliyordum cevap gelecekti. Düşündüğüm gibi de oldu ama hiç umutsuzluğa kapılmadım. Çünkü takım hiç bırakmadı maçı. Önceki maçlarda olduğu gibi bırakmadılar. Aslında olması gereken buydu belki ama yine de gurur duydum izlerken.

Maç penaltılara kalmayabilirdi aslında. Attığımız goller çok güzeldi 120 dakika içinde, yediklerimiz ise bariz hata golleriydi.

Antalyaspor yine öldürmedi süründürdü taraftarı. Maçı penaltılara taşıdı. Penaltı atışlarında dahi o kadar rahat ve emindi ki futbolcularımız… Samsun futbolcuları stres olup üst üste penaltı kaçırdılar, sonunda kupayı bize bıraktılar.

Bu maçın benim için garip olan diğer yanı ise annemin Samsunlu olması sebebiyle Samsunlu akrabaların maç öncesi bana galibiyet mesajları atmalarıydı. Ne maç öncesi ne şampiyon olunca hiçbirine cevap vermedim elbette.

Bir asker kızı olarak Türkiye’nin her bölgesinde bulunmak, bu şehirlerden bazılarında yaşamak kaderimizde vardı. Belki de gidip görmediğim çok az şehir kaldı bu ülkede. İçlerinden sevdiklerim de oldu ama bir tek Antalya’ya sevmekten öte duygular besledim. Bu duruma hâlâ anlam veremeyenler olsa da vazgeçmek yok. Sonuçta İstanbullu olmayıp İstanbul takımları için deli olan bir ton insan var memlekette. Beni de çok görmeyiversinler.

Ben sevip inandım Ankara’dan, takım da bunu boşa çıkarmadı. Bana Antalya peşinden koşmaya başladığımdan beri birçok duyguyu bir arada yaşattı. En harikası da bu kupa oldu. “Sadece Antalyaspor” diyebilen bir taraftar olarak emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Kupanın en güzel yanlarından biri de uzun süre görüşmediğim insanlardan tebrik mesajları almaktı. Demek ki insanlar kabullenmişler Antalyasporlu oluşumu ki maçı takip edip bana tebrikle geliyorlar. Bu duygu yaşadığım en güzel duygulardan biriydi. Hatta şu yazdıklarım bile duygularımın çok çok azını anlatabilir diyeyim, siz anlayın…

Geldiğimiz nokta aslında olmamız gereken yerdi. O yüzden yeni statla çıta bir merdiven daha yükselmeli. Gelecek Antalyaspor için çok daha iyi olsun dileklerimle…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.







BENZER HABERLER