Yanlışları Doğrularından Fazla

Hakan Aydın yazdı…

Yanlışları Doğrularından Fazla
25 Aralık 2020 08:59

Maç kadroları açıklandığı zaman Jahovic yedek kulübesinde, Podolski forvet ve Eren’in de orta alanda karşılaşmaya başlaması herkes için sürpriz olmuştur.

Geçen haftaların aksine ilk dakikayla beraber hırslı ve arzulu bir Antalyaspor görüntüsü vardı. Bu özellikle ilk 5 dakikada kendini gösterdi. İlk dakikadan itibaren top rakipte iken Ersun Yanal’ın takıma kazandırmaya çalıştığı kuş sürüsü taktiği ile oyuncuların yönü ve koşuları, topun olduğu yöne doğru ekranda izlerken göze çarpıyordu. Bu da Antalyaspor için olumlu bir gelişmeydi. Henüz 7. dakika dolmadan atağa çıkarken kaptırılan bir topta ofsayt kokan bir pozisyonun ardından oluşan kornerden gelen topta kademe hatası ile geriye düştük.

Rakip Rizespor’un üstünlük sayısından sonra defansı öne çıkararak ve rakip alanda baskı yaparak pozisyonlar bulmaya çalıştık. Nitekim bunda da başarılı olduk. İlerleyen dakikalarda Fredy, Sam, Podolski ve Veysel ile eşitlik sayısını bulabilecek pozisyonları bulduk ancak değerlendiremedik. Risk alan Antalyaspor, karşısında ani ataklarla çıkarak karşı hamle yapan Rizespor tehlikeli olabilecek birkaç pozisyon buldu. İlk 45 dakikanın genelinde Antalyaspor’da Jahovic’in yokluğu çok belli oldu. Orta alanda Eren Albayrak’la bir türlü hakimiyet sağlayamadığımız gibi birçok top kaybı da yaşadık. Ersun Yanal’ın Eren ısrarı, ilk yarıyı çöpe atmamıza neden oldu. İlk yarı istatistiklerine baktığımız zaman isabetli pasta rakibin 86-78 üstünlüğü vardı. Topla oynamada ise yine %61 ile Rizespor üstündü.

Karşılaşmanın ikinci yarısına Eren- Jahovic değişikliği ile başlayınca, Antalyaspor kıpırdanır gibi oldu. Orta alana Podolski’nin de geçmesiyle topa daha çok sahip olan bir Antalyaspor görüntüsü izledik. Rakip kalede daha çok görünür olmaya başlamış iken 59. dakikada önde yakalanan Antalyaspor savunması, kanattan hızlı inen Rizespor kanat adamlarına karşı adam paylaşımını yapamadan rakip cezayı kesti. Burada dikkatimi çeken, rakip kanattan çizgiye inerken Boffin’in Veysel’e ısrarla on sekizin üstündeki Skoda’yı göstermesine rağmen Veysel rakibine baskı yapmayınca Skoda çok rahat bir gol buldu.

Yediğimiz golün şokunu çabuk atlatarak Podolski’nin şık golüyle maça tekrar ortak olduk. Bu dakikadan sonra topla daha çok oynayan Antalyaspor gibi görünse de rakip takım kendi on sekizinin içine bizi yanaştırmamaya çalıştı ve bunda da başarılı oldu.

90 dakikanın geneline baktığımızda rakip teknik direktör Tomas, dersine iyi çalışmış, Antalyaspor’u iyi analiz etmişti. Antalyaspor’un en etkili orta alan adamları Fredy’i ve Nuri’nin orta alanda topla buluşup oyun kurmasına müsaade etmediler. Etkili kanat bindirmeleri olan Amilton’a önlem alıp, sert oyunla Amilton’u yıldırdılar. Bünyamin ve Sidney’in çok fazla öne çıkmasına müsaade etmediler. Stoperlerimiz Naldo ve Veysel çok uyumsuz göründü. Sol bek oynayan Kudriashov, geçmiş haftalarda yazdığım gibi iyi bir stoper olabilir ama iyi bir sol bek olamaz. Ocak ayında bu takıma sol bek şart. Yoksa hızlı kanat oyuncusu olan rakipler, Antalyaspor’u çoğu maçta zora sokar.

Ersun Yanal’ın bu maç anlamında bakarsak, yanlışları doğrularından fazlaydı. Çünkü Jahovic’in sakatlığından ötürü forvette Podolski’yi değerlendirmek, hem Podolski’yi etkisiz kıldı hem de orta alanda top yapıp ileri uca topu taşıyamadık. Şahsi fikrim, Jahovic’in yokluğunda ileri uçta oynaması gereken  Gökdeniz olmalıydı. Böylece orta alanı bozmaz, daha üretken ve ön alanda rakibe daha fazla pres yapan, bunun sonucunda Rizespor’un rahat oyun kurmasını engelleyen bir Antalyaspor olabilirdi. Ersun Yanal’ın kendine çok güvenmesi, Karadeniz’de gemileri batırdı. 

Birkaç cümle ile maçın hakemi Erkan Özdamar’dan bahsetmek isterim. 90 dakika boyunca bütün takdir haklarını Çaykur Rizespor lehine kullanan, rakibin sert oyununa müsaade edip kart kullanmayan, Antalyasporlu oyuncuların en ufak hareketinde faul düdüğü çalan ve onları kartla cezalandıran, tipik bir Karadenizli fiziği ile ne hikmetse Rizespor’a şanslı gelen ve Rizespor’un mağlubiyet yüzü görmediği Erkan Özdamar, “cin olmadan adam çarpan” deyimine uygun davrandı. Kütüğünü araştırsan kesin Karadenizli, hatta Rizeli olma olasılığı çok yüksek. Rizespor’un kazanmaya çok ihtiyacı olduğu bir dönemde Erkan Özdamar, görevini layıkıyla yaptı. 

Artık bu maçı unutup zorlu geçecek olan Hatayspor maçında rakibi iyi analiz edip iç sahada mutlak üç puan almalıyız.

Şairin de dediği gibi, “Umut fakirin ekmeği ye Memet ye