Rus Ruleti

30.12.2020
A+
A-

Hakan Aydın yazdı…

 

Pazartesi günü Antalyalı tabiri ile göğün ardı delinince, gökten yağan yağmur değil, adeta bir itfaiyeci hortumundan su sıkılırcasına bir yağış vardı. Böyle bir yağış olunca karşılaşma ister istemez salı gününe ertelenmişti.

Maçın kadroları pazartesi günü açıklanınca çok endişelenmiştim. Nedenine gelince stoper Ersan, sol bek Kudriashov, sağ bek Mert, orta alanda Hakan, sol kanat Sidney ve Orgill ile bu ağır saha koşullarında ve Süper Lig’i biraz takip eden herkesin de bilebileceği gibi genç ve hızlı bir Hatay karşısında Antalyaspor’un çok zorlanacağı belliydi.

Düdükle birlikte beklenildiği gibi Hatayspor topu bize verip kendi yarı alanında bekleyerek, bizim atağa çıkarken kapacakları toplarla hızlı kanat adamları ile sonuca gitmeye çalışacaklarını belli ettiler. Antalyaspor ise bu ağır saha şartlarında oyunu hala ağır ve yaşlı kadrosuyla geriden kurmaya çalışınca henüz 8. dakikada Boffin’in hatası ile Hatay’ın ilk golü geldi. Daha ne olduğunu anlamadan goller ardı ardına sağanak yağmur gibi gelmeye başladı. Pazartesi günü havadan başlayan sağanak yağış, salı günü Antalyaspor’un kalesinde sürdü. Çünkü böyle bir ilk on birle oyuna başlayan Ersun Yanal, adeta Rus ruleti oynamıştı. Baktı sistem ve savunma iflas etti, henüz ilk yarım saat bitmeden üç oyuncu birden değiştirerek Hatayspor karşısına çıkması gereken kadroya döndü ama bu da çare olmadı.

Maçın ikinci yarısına Hatayspor el frenini çekerek başladı. İsteseler ilk yarı attıkları kadar ikinci yarı da atarlardı. Fakat kendilerini yormadılar. Adeta bir antrenman maçı havasında maçı bitirdiler.

Ersun Yanal adeta Rus ruleti oynadı ve kafasına sıktı sokak tabiri ile. Her hafta değişen savunma hattı, hızlı Hatayspor kanat oyuncularına karşı Mert ve Kudriashov ile başlamak, orta alanda Hakan ve Nuri’nin ağır zeminde kaybolmaları, stoperlerin birbirinden kopuk oluşu, Orgill Sam ve Podolski’nin yürüyecek hallerinin olmamasının yanı sıra kaleci Boffin’in hali neydi öyle? Adeta sarhoş gibiydi çünkü o gollerin hiçbiri ayık kafayla yenmez.

Şimdi bu transferleri kim yaptıysa, hesap vermesi gerekir. Naldo diye bir stoper alınıyor İspanya 2. Ligi’nde küme düşen takımdan. Doğru düzgün maç grafiği olmayan oyuncuyu sanki Puyol transferi gibi lanse ediyorlar. Elindeki sağ beki gönderip takımı kanatsız bırakmak, orta alanda Charles ve Chico’yu gönderip Nuri’ye bel bağlamak, kültür ataşesi Podolski, çıtkırıldım Sidney Sam… İki sezondur takıma bir sol bek almadınız. Kudriashov var diyecekler ama o da bence asıl mevkisi stoper olan, çakma sol bektir. Orta alanda Ufuk’un sakatlanması ile elinde tek kalan adam Harun’u kiraya veren çıksın, hesap versin!

Buradan futbolcu kardeşlerime seslenmek istiyorum. Sizin için Antalyaspor yalnızca bir ekmek kapısı olarak görülebilir. Antalyaspor olmaz ise başka kapılar, başka şehirler olabilir. Takım küme düşse de sizin için hayat, ertesi gün devam edebilir. Ama bizim gidecek bir şehrimiz yok, tutacak başka bir takımımız yok. Sırtımıza kırmızı beyazdan başka geçirecek formamız olmadı. Bugün Antalyaspor sizin için doları ve avroyu ifade edebilir. Bizim için ise Antalyaspor, çocukluğumuzdur. Kimisine babadan yadigar sevda, kimisine kız arkadaşıdır. Antalyaspor, kimisine kendisini eşinden çok mutlu eden ve eşinden çok buluştuğudur. Her şeyidir! Sizin üzerinizde sadece forma değil, bizim geçmişimiz, geleceğimiz, her şeyimiz vardır. 

Unutmayın; bizim tek derdimiz, Antalyaspor’dur. 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.